Mobil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mobil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2019 Pazar

Apple trendlerden düşmüşe benziyor

Apple trendlerden düşmüşe benziyor


Apple Trendleri Belirlemekten Ziyade Onları İzlemekten Hoşnut Apple Trendleri Belirleme Rölünü Rakiplerine Kaptırmış Görünüyor.

Apple trendlerden düşmüşe benziyor
Apple Trendleri Belirlemekten Ziyade Onları İzlemekten Hoşnut
Apple Trendleri Belirleme Rölünü Rakiplerine Kaptırmış Görünüyor. En son hangi iPhone özelliğinde "Wowww" Dedik…

Apple iPhone 11, iPhone 11 Pro ve iPhone 11 Pro Max aletlerinin yanında bir dizi kendi ekosisteminde yer alan aletlerini mükemmel bir etkinlikle duyurdu. Tanıtımda en dikkat çeken özelliklerin başında hesaplamalı resimcilik tekniğiyle yeni kamera sisteminin ortaya koyduğu sonuçlar oldu.

Google hesaplamalı resimciliği ortaya koyduğunda "Hesaplamalı resimcilik" çok güzel özellik olarak tanımladık.

Apple etkinliğini izleyen bir çok teknoloji düşkünü gibi bizde her izah eden özellikte bir dejavu tesiri yaşadık. Apple'ın hemen hemen yaptığı herşeyin, bir başka şirket tarafından önceden tecrübe ettiğini, yada test2 edildiği hissine kapılmamak olanaksız.

Apple elbette başkalarının yaptıklarını kendisi de yapıyor olabilir, hem de başkalarının yaptığını daha iyi hale getiriyor da olabilir. Ancak şirket resimcilik mevzubahis olduğunda parlamaya alışkın olduğu bir alanda bile riziko alma işini başkalarına devretmiş gibi görünüyor.

Deep Fusion
Phil Schiller'in Mükemmel Yol-Metot olarak belirttiği yeni Deep Fusion hesaplamalı resimcilik özelliğini kullanıyor. A13 Bionic naural engine sayesinde makine öğrenimini en üst düzeyde kullanan bu görüntü işleme sistemi Apple'a göre;

"resimlerin piksel piksel işleme, resmin her yerinde doku, teferruat ve gürültü için en iyi vaziyete getirme" işlemi yapıyor.

Deep Fusion özelliğini bir manada tam olarak nasıl sonuçlar verdiğini söylemek için daha erken, ancak tanıtımda Apple bilhassa düşük ışıkta resimciliği iyileştirecek "GECE MODU" aracının özelliklerinden de söz etti. Sonuçlar bunu daha önce yapanlara göre daha etkileyiciydi.

Bu ikinci özellik Apple2ın rakiplerini geride bırakma teşebbüsünün en bariz örneği olarak gösterilebilir. Ancak burada ehemmiyetli olan, Google'ın Gece Modu'nu geçtiğimiz Kasım ayında kullanıma sunduğunu ve tamamiyle karanlıkta oranla net fotoğraflar ortaya koyabildiğini görmüştük. Kaldı ki Google bunu ilk tecrübe eden dahi değil. Yalnızca en son etkileyici sonuçlar ortaya koymayı muvaffak olan denebilir.

Huawei, LG ve Samsung bir evvelki amiral gemisi akıllı telefonlarında değişik muvaffakiyet düzeylerinde olsa bile hemen hemen aynı şeyi yapmayı vaat etmişlerdi.

Apple'ın gece moduda hemen hemen aynı şeyi yapıyor lakin belki daha iyi yapıyor.

Apple her vakit bu şekilde değildi.
Megapiksel yarışının ortasında, akıllı telefonların kameralarında pikseller havada uşuşurken, Apple diğerlerinden değişik bir şey yaptı. 12MP kamera düzeyinde durdu ve daha iyi kaliteli piksel için, piksel boyutunu arttırmaya, otomatik netlemeye ve düşük ışık performansını arttırmaya odaklandı. iPhone 5S ve iPhone 6'da bu gelişmeler sayesinde en iyi telefon kameraları arasında bulunmayı muvaffak oldu. Portre Modu ile Apple bu oyunun önünde dahi bulundu.

iPhone 7 Plus ile çift kamera seti kullanmaya başladığında ise o vakitki rakiplerinden daha zorlu bir şeyi yapmayı seçti. Huawei P9 veya LG G5'teki geniş açılı tercih gibi ayrıntılar için monochrome bir kamera yerine ikincil bir kamera olarak telefoto lens kullandı. Apple'ın bu yaklaşımı kısa müddette sektörde en popüler kamera eşleşmesi haline geldi.

Ancak tüm bunlardan sonra iPhone 11 tesirlinden sonra görüyoruz ki Apple sektör eğilimlerinin belirlerken; Samsung, Huawei ve hatta LG'nin şu anda gerisinde kalıyor.

Donanım cephesinde ise Apple bu sene UltraWide geniş açı trendine yeni yeni giriyor. Her üç iPhone modelinde de 120 derecelik görüş alanına sahip kameralar kullandı. LG 2016 yılında G5 modeli işe super geniş açılı bir lens kullandığını düşünürsen, sektörün liderlerinden birisi oldu.

Söz konusu özellik ilk başlarda garip görünse de, akıllı telefon resimciliğine getirdiği çok istikametliliği gören rakipleri LG ile aynı şeyi yapmaya başladı. Şimdi gerek Galaxy S10, S10+ hatta yeni Note 10 ile Huawei P30 Pro modellerinin hepsinde mükemmel sonuçlar ele geçiriliyor.

Neticede Apple bu gemiye binen en son yolcu modunda. Aynı zamanda Google resim işleme ile ilgili aldığı tüm övgülere karşın yeniden de ultra geniş açılı lenslere daha sahip olmadığını belirtmekte yarar var.

Şimdi Apple'ın ana kamera ile çekim yaparken kullanıcının geniş açılı görünümü görmesini sağlayan aktüellenmiş kamera arayüzü netlikle benzersiz bir özellik. Ancak kolayca üçüncü, ultra ince bir sensör ilave ederken, Apple diğer telefonların yapmadığı bir şeyi yapmış gibi görünmüyor.

Yalnızca Akıllı Telefonlarında Değil!
Apple rakiplerinin fikirlerini ödünç aldığı sektör yalnızca akıllı telefonlar da değil. Apple Watch 5 serisi şirketin ilk "Her zaman açık ekran" özellikli giyilebilir aleti. Renkli dokunmatik ekran bir çok rakibi tarafından yapılan bir şey aslında. Apple'ın kadın sıhhati izleme özellikleri de Fitbit ve Garmin tarafından daha önce yapılan özellikler. Samsung ve Google henüz bu özellikleri aletlerine entegre etmedi Bu yüzden Apple bu konuda lider oldu fakat netlikle biz bunu nasıl düşünemedik dedirten bir şey değil.

Neticede inovasyon bir risk ölçüsü ile beraber gelir ve bugünlerde Apple Trendleri Belirleme Rölünü Rakiplerine Kaptırmış Görünüyor. Şirket bir şekilde bekle gör tavrına büründü. Bir çok rakibiyle karşılaştırıldığında artık risk almaktan kaçınıyor.

Şöyle bir düşünün en son hangi Apple özelliğinde "Wowww" dedik. "Vay, bunu neden daha önce kimse düşünmedi?" dedik. iPhone'un bu sektörde trend belirleyen bir alet olduğunu artık ağır ağır unutuyoruz.
Read More

iPad ve iPhone'ları hızlandıracak ip uçları

iPad ve iPhone'ları hızlandıracak ip uçları

Son zamanlarda kullanılan iPad Air ve iPad Pro tabletlerin donanımsal özelliklerinden dolayı oldukça hızlı olduğunu söyleyebilirim. Her ne kadar yeni model iPad’lerde  kullanılan işlemcilerin hızlı olduğunu söylesek de, önceden üretilen modeller ile beraber yeni modellerinde giderek yavaşlaması mevzubahis olabilir. Bu haftaki ” Yavaş Çalışan iPad Nasıl Hızlandırılır? ” muhtevalı yazımda, hız meselesi yaşanan iPad’lerde neler yapılabileceğinden söz edeceğim.
      Yavaş çalıştığı düşünülen iPad’de meselenin nedeni ansızın fazla olabilir. Ekseriyetle, meselesi düzeltmek kolaydır. Daha önceki model iPad’lerde yavaşlama nedenlerinin başında, yazılımların daha fazla performans gerektiriyor olması gelir. Donanımsal olarak yeterli olmayan iPad’ler dışında, hız problemi yaşayan aletler için aşağıdaki adımlar meseleye çözüm sunabilir.

Uygulamaları Tamamiyle Kapatmak

      iPad’de hız problemi yaşamasının nedenleri arasında ilk sırayı aletin kendisi değil, kullanılan uygulama alır. Uygulamalar çalışırken, iPad’in home tuşuna basıldığında ana ekrana erişildiğinden, çoğunlukla kapatıldığı düşünülen uygulamalar geri tasarıda çalışır.
      iPad yalnızca bir uygulamayla dahi yavaş çalışıyorsa, alet hafıza yetersizliği meselesi yaşıyor olabilir. Uygulamayı kaidenine göre kapatmak, meseleye çözüm bulmada yardımcı olabilir. Bir uygulamayı tamamiyle kapatmak için iPad’in home tuşuna iki sefer basmak yeterli olacaktır.
ipad hızlandırma
      Giriş tuşuna seri şekilde iki kez basıldığında gelen ekranda, askıya alınan veyahut arka tasarıda çalışan uygulamaların listesi açılır.
ipad hızlandırma
iPad ve iPhone'ları hızlandıracak ip uçları
      Uygulamaların üzerine gelip yukarıya kaydırıldığında, uygulama tamamiyle kapatılmış olur. Uygulamalar tamamiyle kapatıldığında işlemci üzerindeki yükü de azaltacağı için aletin performansında artış gözlenecektir.

iPad’i Kapatıp Açmak

      Bilhassa tablet kullanıcıları cihazlarını fazla kapatıp açmaz. Çoğu kez buna ihtiyaç da duyulmaz. Bilhassa performans meselesi yaşayan iPad’i kapatıp açmak; geçici belleğin tamamen silinmesi ve geri tasarıda çalışan uygulamaların kapatılmasını sağladığı için, cihazın daha hızlı çalışmasına yardımcı olacaktır.
      iPad’i kapatmak için tıpkı iPhone’da olduğu gibi, güç düğmesine bir müddet basmak yeterli olacaktır. Cihazı yine açmak için yeniden güç düğmesine bir süre basmak yeterlidir.

iPad’in Kullandığı Wi-Fi İrtibatını Kontrol Etmek

      iPad çoğu işlemini internet üzerinden yaptığından, internet irtibatının kalitesi de tablet performansını etkiler. Mahalli alanda kullanılan internet irtibatında mesele olduğunda, cihazda rastgele bir sorun olmamasına karşın işlemler yavaş olabilir. iPad’de performans sorunu yaşanıyorsa Wi-Fi irtibatını da kontrol etmekte fayda vardır.

iPad’in Desteklediği En Son İşletim Sistemi İle Çalışmak

       iPad için yazılan bütün uygulamalar, geçmişteki sorunları düzeltmek için aktüellenir. Yeni uygulamalar da son sürüm işletim sisteminde ile uygun olacak şekilde yazılırlar. Kimi uygulamalar iPad’e yüklenirken işletim sistemi uygunluğunu kontrol ederek heyetime devam eder. Şık olmasa da,  uygulama yüklenirken işletim sistemi uygun değilse, aktüelleme yapılmasını önerilerek heyetime devam edilmez.
      Daha önceki model iPad kullanılırken cihazın desteklediği son iOS sürümünün yüklü olduğunu kontrol etmek gerekir. iPad’de performans sorunu yaşandığında, kullanılan uygulamanın çalışılan işletim sistemi ile uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir.
      iPad’in kullanılan modele göre son sürüm işletim sistemini kullanıp kullanmadığını kontrol etmek için; ” Ayarlar –> Genel –> Yazılım Aktüelleme ” adımları izleyerek, yeni sürümler kontrol edilir.

iPad’in Gizleme Alanını Kontrol Etmek

      iPad’in mükemmel özellikleri sayesinde resim çekmek, oyun yükleme vs. konularda işlem yaparken, depolama alanına fazla dikkat edilmeyebilir. Cihaz depolama alanı hudutlarına yaklaştığında performans sıkıntısı yaşanabilir. Bazen cihazın depolama alanını kontrol edip, kullanılmayan fotoğraf ya da uygulamaları kaldırmak, performans artışına yardımcı olacaktır.
      iPad’in depolama alanını kontrol etmek için; ” Ayarlar –> Genel –> iPad Gizleme Alanı ” adımları izler. Gidilen ekranda, cihazdaki muhtevaların kategorik olarak ne kadar alan kullandığı görülecektir. Bu bilgiler sayesinde artık kullanılmayan muhtevalar silinebilir.

Arka Tasarı Uygulama Yenileme’yi Kapatmak

      iPad’in arka tasarı uygulama yenileme özelliği, uygulamaların kullanmadığınız vakitlerde dahi muhtevanını yenilemelerini sağlar. Bu işlem çoğu kez işe yarasa da, bazen gereksiz internet kullanılmasına ve performans kayıplarına yol açabilir. Bu özellik kapatılmak istenildiğinde: ” Ayarlar –> Genel —> Arka Tasarıda Uygulama Yenileme ” adımları izlemelidir. Gelinen ekranda, yalnızca istenilen uygulamaların açık kalması veya  servisin tamamiyle kapatılması sağlanabilir.
      Yeni iPad modellerine bir göz atmak için bu linki kullanabilirsiniz
Read More

Honor 20 ile Honor 20 Pro'ya gelen dev güncelleme

Honor 20 ile Honor 20 Pro'ya gelen dev güncelleme

Honor 20 Pro kamera
Honor 20 ile Honor 20 Pro'ya gelen dev güncelleme

Bir gün evvel Honor 20S modeline 10 adet güzellik modu ilave ettiğini duyuran Huawei, görselliğe verdiği ehemmiyeti diğer aletlerinde da göstermek istiyor. Resim ve video çekimlerinde rakiplerinin hamlelerine aktüellemeler aracılığıyla karşılık veren teknoloji firması, yeni bir yazılım yayımladı. Yeni yazılımın ayrıntıları neler?
Honor 20 Pro kamera

Honor 20 ile Honor 20 Pro kamera ile ilgili iyileştirildi

Alakalı aletlere oldukça ehemmiyetli yenilikler getiren bu aktüelleme, öncelikle Link Turbo sisteminde bir takım iyileştirmeler yapıyor. Wi-Fi ile 4G teknolojisinin aynı anda kullanılmasını olası kılan Link Turbo, bu arada bu ikilinin değişik amaçlar doğrultusunda da işlemler yapabilmesini sağlıyor.
Mevzubahis olan teknolojilerin bir iş birliği içerisinde olmasını veya bu altyapıların birbirinden ayrı bir şekilde çalışmasını sağlayan özelliğin kapasitesi artırıldı. Buna göre Link Turbo artık büyük bir bant genişliği ve düşük gecikme müddeti aracılığı ile akıcı bir internet tecrübesi yaşatmak yerine hızlandırılabiliyor.
Honor 20 kamera
Ayrı olarak Honor 20 ve Honor 20 Pro’nun kameralarını da güçlendiren aktüelleme, çekim kalitesinin artması için bundan böyle HDR özelliğinin aktif edilmesine ön ayak olacak. Manası yüksek dinamik aralığı olan HDR, bir resim yerine üç resim çektiriyor ve çekilen resimlerin aydınlık ve karanlık yerlerini tertip ediyor.
Yüksek dinamik aralık özelliği ile çekilen fotoğraflar, daha natürel ve daha parlak görüntülerin ele geçirilmesinde ehemmiyetli bir rol oynuyor. Bilhassa düşük ışık sıkıntıları ve arka ışık problemleri ile boğuşan kameralar, HDR sayesinde bu meselelerden kurtuluyor. Buna ek olarak FlyPods Pro kulaklığı da ses tanıma işlevi kazandı.
Ses tanıma işlevine kavuşan FlyPods Pro, bir kullanıcının kendi ses tonunu kullanarak ödeme arayüzünü açmasına imkan tanıyor. Son olarak güvenlik problemlerine de el atan Huawei, bazı anlarda çalışmayan parmak izi savunmasının meselenini da ortadan kaldırdı.
Sizce Honor 20 ile Honor 20 Pro kamera performansı açısından nasıl?
Read More

iPhone 11'in mükemmel performans testi orta çıkarıldı

iPhone 11'in mükemmel performans testi orta çıkarıldı

iPhone 11 performans testi ortaya cikti
iPhone 11'in performans testi ortaya çıkarıldı

Yeni iPhone modellerinin resmi olarak tanıtılmasına bir hafta kaldı. Tanıtım etkinliği öncesinde uygun fiyatlı iPhone XR’ın yerini alacak olan iPhone 11 performans testinde boy gösterdi. Böylece bazı önemli detaylar gün yüzüne çıktı.
Geekbench performans testinde keşfedilen bir cihaz, iOS 13.1 ile çalışıyor ve N104AP anakart koduna sahip. Mayıs ayında Bloomberg tarafından yayınlanan raporda, yeni nesil iPhone XR‘nin bu anakart kodunu taşıyacağı belirtiliyordu.

iPhone 11 performans testi

Ek olarak telefon iPhone 12,1 model numarasını taşıyor. Tek çekirdek testinden 5415, çoklu çekirdek testinden ise 11294 puan alındığını görüyoruz. Bu testin iPhone 11’e ait olması önemli detayları gözler önüne serdi.

İlk göze çarpan detaylardan birisi, 4 GB RAM. iPhone XR modelinde 3 GB RAM’e yer veren Apple’ın yeni uygun fiyatlı iPhone modelinde 4 GB RAM’e yer vereceğini daha önce sizlere duyurmuştuk.
Apple A13 Bionic işlemcinin özellikleri halen bilinmiyor. Ancak, beklentiler iki yüksek performans ve dört yüksek verimlilik sunan sunan işlemci çekirdeği sayesinde A12 ile benzer şekilde altı çekirdekli bir işlemci olacağı yönünde.
Apple A12 Bionic’in maksimum çalışma hızı ise 2.49 GHz seviyesinde. Ancak, Geekbench testinde Apple A13’ün 2.66 GHz hızında çalıştığını görüyoruz, bu kapsamda tek çekirdek performansının yaklaşık yüzde 13 arttığını görüyoruz.
iPhone XR’nin tek çekirdek testinden aldığı skor yaklaşık 4796 civarında. Bu kapsamda tek çekirdek performansında önemli bir artış yaşandığı görülürken, çoklu çekirdek performansı neredeyse aynı. Tabi, cihaz satışa sunulmadan bu konuda net olarak konuşmak pek mümkün değil.
iPhone 11 performans testi hakkında sizler ne düşünüyorsunuz?

Read More

iPhone'un oluşmasını sağlayan telefon MOTOROLA ROKR E1

iPhone'un oluşmasını sağlayan telefon MOTOROLA ROKR E1 

Bir donanım şirketi olarak hayatına başlayan Apple, geçen müddetin hemen peşinden masaüstü ve dizüstü bilgisayar modelleri ile pazara giriş yaptı. 2001 seneninde ise bir medya dağıtım şirketi olarak boy göstermeye başladı. Apple iTunes bu senelerde piyasaya sunuldu. Birkaç ay sonra ise iTunes’u ilk iPod izledi. Bu iki ürünle pazardaki konumunu kuvvetlendiren şirket sene 20052i gösterdiğinde dijital müzik satışlarının yüzde 75’ini, MP3 çalar satışlarının ise yüzde 80’ini elinde tutuyordu. Peki, bu ikiliyi böylesine kuvvetlendiren Motorola ROKR E1modelini tanıyor musunuz?

Motorola ROKR E1 ile ilgili görsel sonucu

20 milyondan fazla iPod satışı gerçekleştiren şirket, iTunes ulaşımını genişletmek için telefon işine girmenin doğru olacağını düşündü. Tam da o tarihlerde bir ortaklık ortaya çıktı: Motorola ve Apple. Tabii bu iPhone’dan 2 yıl öncesine dayanan bir ortaklık.

Apple ve Motorola arasında yaşananlar

Motorola ROKR E1, iTunes ile uyumlu ilk telefon olarak karşımıza çıktı. Apple bu dönemde Cingular isimli operatörle 2 senelik ortaklık kurdu. Aynı zamanda Cingular’ın 2007 seneninde isminin AT&T olarak değiştirildiğini belirtelim. AT&T, Apple’ın iPhone için de tanıtım ortağı olarak karşımıza çıkmıştı.
iTunes Motorola
Apple’ın tepe ismi o dönemlerde düşündüğünüz gibi Steve Jobs’tu. Mükemmeliyetçiliği ile bilenen Jobs için ROKR çok da iddialı bir model değildi. Bu sebepten dolayı bu ürün telefon içindeki iPod shuffle olarak değerlendirildi. 100 şarkı ile hudutlu olan telefon ile 512 MB’lik microSD kart geliyordu ve daha fazla şarkı alması olanaksızdı. Bu dönemde iTunes üzerinden bir şarkı 0.99 dolara, bir albüm ise 9.99 dolara satın alınıyordu.
Motorola iTunes 2
Bu dönemde Sony BMG ve Warner Music Group gibi rakipler vaziyetten memnun olmadı ve Apple’a bir öneriyle geldiler. Popülerliklerine göre şarkılar için fiyat isteyecek bir fiyatlandırma tasarısı istediler. Tabii bu vaziyetle ne Apple ne da Cingular ilgilendi.
O dönemlerde analistler de ikiye ayrıldı. Bir kesim ROKR E1‘i tüketicilere hitap eden bir ürün olduğunu düşünürken, diğer yandan bu telefonun yüksek kâr marjına sahip iPod modellerinin satışını etkileyeceğini düşündü.
En küçük iPod shuffle o yıllarda 512 MB’lik belleğiyle 120 şarkı alıyordu. Telefonun belleği ise 1 GİGABYTE’lik microSD kartlarla artırılıyordu. Vaziyet böyle olunca Apple, telefonun iPod’un satışlarını engelleyebileceğini düşündü. Ne de olsa Motorola değişik bir markaydı.
Bu dönemde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Motorola CEO’sunun Apple’ın maksatlı olarak telefonu sabote ettiğini öne sürmesiydi. Bu iddianın temelinde ise iPod nano ile ROKR E1’in aynı gün piyasaya sürülmesi yatıyordu.
Yine doğmuş bir E398 olan Motorola ROKR E1, üzerinde bir iTunes düğmesi ile geldi. 2.5 mm’lik kulaklık girişine sahip olan telefon, 1.9 inçlik ekrana sahipti.
Apple ve Motorola arasındaki ilişki 2006 seneninde bitti. Yeniden de bu tecrübenin iPhone üzerinde çalışan Steve Jobs için oldukça tesirli olduğunu söyleyebiliriz.
Read More

Giderek fiyatı düşen amiral gemisi Samsung Galaxy S10

Giderek fiyatı düşen amiral gemisi Samsung Galaxy S10 - VATAN SUNUCUM


Samsung Galaxy S10

Samsung’un telefonları Türkiye pazarında değer kaybetmeye devam ediyor. Şimdi de Samsung Galaxy S10 Türkiye fiyatı gibi gördü!
Samsung, geçtiğimiz aylarda merakla beklenen amiral gemisi modeli Galaxy S10’u tanıtmıştı. Türkiye pazarına 6.849 TL’den giriş yapan Galaxy S10, diğer Samsung modellerinin kaderini paylaştı. Bildiğiniz gibi Samsung telefonların hem sıfırları hem de ikinci elleri enterasan bir şekilde Türkiye’de anında düşebiliyor. Telefon çıktıktan 1-1.5 yıl sonra yarı fiyata satın alabileceğiniz Samsung modelleri, bu yüzden ilk çıktığında pek tercih edilmiyor.
Şimdi ise Galaxy S10’un 6.849 TL olan fiyatı çeşitli alışveriş sitelerinde Samsung Türkiye garantili olarak 5.500 TL seviyesine kadar düşmüş durumda. Yaklaşık 1.300 TL değer kaybeden Galaxy S10’un, Note 10’dan sonra değer kaybetmesi aslında normal. Ancak Şubat’ta tanıtılan telefonun bir anda değer kaybetmesi, telefonu ilk satın alanlar açısından pek hoş durum değil.

Galaxy Note 10 Plus alacağınız parayla bunları yapabilirsiniz!

Galaxy S106.7 inç büyüklüğünde 2K çözünürlüğünde AMOLED ekran ile geliyor. Ekrana gömülü parmak izi okuyucusu ile gelen telefonda; önde iki arka tarafta ise üçlü kamera kurulumu yer alıyor.
Snapdragon 855 / Exynos 9820 yonga setinden alan telefonda 8 GB RAM ve maksimumda 512 GB dahili depolama alanı yer alıyor.
Samsung Galaxy S10
Telefonun arka bölümünde 12 Megapiksel ana + 12 Megapiksel telefoto + 16 Megapiksel ultra geniş açılı kamera yer alıyor. Arka ve ön kamera 4K çözünürlüğünde HDR10+ video çekim desteği ile rakiplerine taş çıkarıyor.
Ön bölümde ise 10 Megapiksel çözünürlüğünde ana ve derinlik algılayıcı 3D ToF kamera sensörü yer alıyor.
25W hızlı şarj destekli gelen Galaxy S10’un 5G modeli 4.500 mAh kapasiteli bataryadan besleniyor.

Read More